Robot Chair

 "Bu çalışma, izleyicilerin bir alanın ortasına konmuş bir sandalyeyi gözlemeleriyle başlar. Aniden sandalye yüksek bir çatırtıyla parçalanır ve izleyiciler sandalyenin bacakları, oturma yeri ve arkası döşemeye saçılırken dehşet içinde kalırlar. Anlaşılan çok yanlış bir şey yapılmıştır. Anlamlı bir duraksamanın ardından tek tek parçalar hareket etmeye, birbirlerine takılmaya başlarlar ve sandalye kopmuş parçalarını yeniden toplamaya koyulur. Robotic Chair, sanki bir çocuk izleniyor ve onun yapacağı, fakat kendi başına öğrenmesi gerektiği için kendisine yardım etmenin de mümkün olmadığı hatalar önceden görülüyormuş gibi, izleyiciden önemli bir empati göstermesini beklemektedir. Sistem hata yaptığında gerilim yükselir, sonra da hataların nasıl düzeltileceği, kendi kendini onarma süreci ilerledikçe bir sonraki görevle nasıl başa çıkılacağı yavaş yavaş görülür. Sistemin başarılı olacağı inancı ile bu görünüşte başarılması imkânsız -üstelik hem çok sıkıcı hem de metaforik bakımdan genel nitelikli olan- görevin nasılsa yerine getirilemeyeceği düşüncesi arasında hassas bir denge kurulmuştur.

 

Boston Public Gardens Demonstration

Pulsa_Boston_Demonstration_55_strobe_ligBoston Pulblic Gardens Demonstration’da havaalanı iniş spot ışıkları ve ses kanalları, onunla karşılaşanlar için hassas ama yine de merak uyandırıcı bir deneyim yaratacak şekilde, Boston’daki Public Gardens’da bir havuzun on beş inç altına yerleştirilmişti. Beklenmedik ve meydan okuyucu şekillerde yaygın olarak bilinen ticari teknolojilere yer veren Pulsa’nın çalışmaları, en sıradan teknolojiler için bile yeni ve heyecanlı perspektifler sunmaktadır. Ortak kurucu olduğu Patrick Clancy, geniş bir teknolojiler ve medyalar yelpazesiyle teknoloji, doğa ve kültür arasındaki ilişkiyi araştırmayı sürdürmüştür.

Increasing the Latent Period in a System of Remote Destructibility

guhn.jpgSurvival Research Labs’in (SRL) Increasing the Latent Period in a System of Remote Destructibility’ sinde uzaktan kontrollü silahların teknolojik, siyasal ve toplumsal etkilerini araştıran San Francisco’daki katılımcılar, internet aracılığıyla Tokyo’daki InterCommunication Center’daki (ICC) kablosuz bir robotu kontrol ediyorlardı. Bu robotun, nesnelere vurabilen hareketli bir kolu ve saldırının sonuçlarını kullanıcıya geri gönderen bir canlı kamerası vardı. Robotu ICC’deki özel bir panele gönderen uzaktaki kullanıcılar, San Francisco’daki SRL Merkezi’nde bulunan hedefleri yok etmek üzere yüksek basınçlı bir gaz fırlatıcıyı harekete geçirmekteydiler. Robot insanlar tarafından uzaktan kontrol edilmesine rağmen, çalışma, insani ve insani-olmayan hedefler üzerindeki yıkıcı gücü açığa çıkaracak şekilde robotların özerk biçimde hareket edebilecekleri, başka robotlor ve makinelerle iletişim kurabilecekleri bir geleceği model almıştı. SRL’nin çalışması, telerobotların potansiyel tehlikelerini açıkça vurgularken, teknolojik doğruluktan sapmaktadır.

Ghost Catching

ghostcatching_3.jpg"Ghostcatching, dans, çizim ve bilgisayar kompozisyonunu harmanlayan bir dijital sanat enstalasyonudur. Kaiser ve Eshkar görsel ve sessel kompozisyonu yaratırlarken, Jones dansı ve sözlü ifadeleri tasarlayıp uygulamıştı. Optik hareket yakalayıcıyla kaydedilen bu ifadeler, onları kurgulayan, yeniden koreografisini yapan ve üç boyutlu bilgisayar ortamında sahneleyen, ayrıca gestural bir çizim tarzında üç boyutlu modeller şeklinde haritası çıkarılmış sanal kompozisyonun temel taşlarını oluşturacaklardı. 

The Animal, Vegetable, Mineralness of Everything

installed_med72.jpg"Her biri bir hayvan, sebze ya da mineral aklına sahip üç otoportre, birbirleriyle şiddetin doğasını tartışır ve korkularını -genel olarak da birbirlerinden duydukları korkuları- ele alırlar. Ayrıca, kendilerinden önceki ‘o şey’i merak ederler ve biz, gerçekte neler olup bittiğini anlama çabası içinde, onların kendi iç dünyalarını ona nasıl yansıttıklarını dinleriz. Onlar da birbirlerini duyarlarken, hiçbir şey fikirlerine nüfuz ediyormuş ya da onları etkiliyormuş gibi görünmez: Hangi konuyu tartışıyor olurlarsa olsunlar, nihayetinde kendi ilgilerine ve sabit fikirlerine geri dönerler. Bu çalışma bir ‘sinemasal heykel’dir. Diyaloglar önceden kaydedilmemiştir ve birilerinin onu ziyaret ettiği her seferinde, bir bilgisayar programınca gerçek zamanda yaratılmış olarak farklı olur. Bu figürlerin yaptıkları konuşmalar ne tamamen senaryodur ne de gelişigüzel; bilakis, yazılımla onların her birine bir ‘kişilik’, bir lugat, çağrışım alışkanlıkları, takıntılar ve bir film sahnesindelermiş de rollerini tekrar tekrar fakat hep değiştirerek prova ediyorlarmış gibi davranmalarını sağlayan başka kişilik özellikleri yüklenmiştir.” – Ken Feingold

Snows

snows.1.gif
"Performans sanatı ve deneysel sinemanın öncülerinden biri sayılan Carolee Schneemann'ın multimedya interaktif ortam ve performans çalışması "Snows", 1967’de New York’ta Martinique theater’da gösterilmişti. Karmaşık ve çok yönlü enstalasyon/sahnede renkli ışık panelleri, film, kolaj, asılmış renkli su torbaları, ‘kar’ kaplı dallar, ip, folyo ve köpük bulunuyordu.

Sayfalar