Sanatci Tao Sambolec’in sanat konusundaki genis algisi, bize elle tutulur ve somutlasmis bir deneyim sağlarken, mekan algimizi ve duygulanımımızı çoğu zaman duyusal farkındalığımızı arttiran bir yer değiştirmeyle vurguluyor.

Sanatcinin isleri, bu bağlamda, çağdaş sanatin öncülerinden Marcel Duchamp ve Olafur Eliasson’un eserleriyle yakin ilişki kuruyor.


Bu konuda yapmiş oldugu Sanal Ayna- Yagmur adli dikkat çekici enstelasyon ile 2010 yılında, medya sanatı alanındaki en önemli uluslararasi yarışma kabul edilen Prix Ars Electronica kapsamında Mansiyon Ödülü’ne layık görülmüştür. Bana bu projenin konseptini ilk söylediğinde - galerinin dışında yağan yağmurun gercek zamanli bir şekilde ölçülerek ayni miktarda yağmur damlasinin galerinin icinde yağdırılması- bunu gerceklestirebilecegine açıkçasi inanmamıştım. Aradan gecen zaman süresince, kendisinden projeye ilişkin gelişmeleri dinlemekten büyük zevk aldım ve sonunda bu işin Ljubljana Modern Sanatlar Müzesi’nde yapılan promiyerinde derinden etkilenerek hayran kaldım. Sanal Ayna- Yagmur, havayı sanatin bir konusu haline getiriyor. Izleyiciye, iç ve dış mekan varyantlarının bir araya getirildiği, somutlaştırılmış ve konumlandırılmış bir deneyim sunuyor. Yağmurun sıvı ve elle tutulur yapısını sanatsal bir araca donüştürüyor. Bun yaparken de, izleyicnin kendi bulunduğu evrenin dışında farkli fiziksel yasalar çerçevesinde işleyen paralel bir evren hakkında kafa yormasını sağlayarak, temel fenomenler hakkındaki önyargılara şiiresel bir şekilde meydan okuyor.

Sanal Ayna- Yagmur bir adim daha ileri giderek, izleyicinin bu paralel evrene aktif olarak katilmasina imkan sagliyor: isin interaktif yapisi sayesinde, izleyici, yagmur damlalarinin ters yonde akisini ayarlayabiliyor.

Tarihsel olarak bu is, icinde J.M.W. Turner’in havanin resmedilmesi uzerine calismalarini, Le Corbusier’in mimari calismalarinda ic ve dis mekan akiciligini, Alvin Lucier ve Olafur Eliasson’un mekan algisi hakkinda yaptigi provokatif islerini, Robert Mallary’nin ‘transductive sanat’ hakkindaki sibernetik teorilerini ve interaktif sanat ogelerini oncu olarak barindiriyor.

Bu isin koklerinin sanat tarihinde gomulu oldugunu ve es zamanli olarak farkli alanlardaki yapitlarla olan iliskisinden bahsedebiliriz. Bu eser, Sambolec’in daha onceki eseri Sanat Delik- Ruzgar ile ilintili ancak onun gelistirilmis bir bicimi olmasiyla birlikte , sanatcinin eserlerinin ayni zamanda kavramlara dayali surekliligin ilerici gelismelerini de sergiliyor.

Sambolec’in belirttigi sekliyle, “ Sanal Ayna- Yagmur enstelasyonu, Sanal Delikler ve Sanal Aynalar isimli bir enstalasyon serisinin bir parcasi. Bu seri, hava kosullari ve kentsel mimari arasindaki iliskiyi inceliyor. Dis mekanda gerceklesen hava olaylarini, ic mekana tasiyarak ya da iceriye yansitarak, Virtual Holes and Virtual Mirrors, mimarinin koruyucu islevini ortadan kaldiriyor. Mimarinin islevini feshetmek kaydiyla cevremizdeki anlik degisimler uzerindeki hassasiyetimizi arttirmaya, dis mekanda gerceklesen gecici ve kisa surede gozden kaybolan hava olaylarini ic mekanda yasanan anlamli ve siirsel olaylar halinde gormemizi sagliyor.”

Edward Shanken

Tao Sambolec, Virtual Mirror - Rain (sanatcinin websitesi) http://www.taogvs.org/VirtualMirrorRainMain.html

Groups audience: 
- Private group -