Hoperlorünüzü kapatıp, gözlerinizle duyunuz! 

“Kuşağımızda gün geçtikçe daha fazla sayıda sanatçı, ışık üzerinde, ona bir mermer bloğa gözünü dikmiş bir heykeltıraşın gözleriyle bakarak -ışıkta sınırsız imkânlara sahip yeni ve temel bir ifade aracı görerek- kafa yormaya başlamıştır” (Thomas Wilfred).

Wilfred, 1921’de geliştirdiği "clavilux"la (düz anlamı ‘ışık klavyesi’dir) yansıtılan akışkan ışık kaleydoskoplarını tanımlamak için ‘lumia’ terimini bulmuştu. Bu makine hareketli bir lamba, çift koni bir yansıtma sistemi ve değişken renkli disklerden (ve tempoyu denetleyen bir klavye, bir kapak ve görüntüler yaratan projektör ışıklarıyla birlikte) oluşuyordu.

Wilfred bu yeni araçla ilk performanslarını 1922’de New York’ta yapmış ve "clavilux"la ABD ve Avrupa’da, 1920’lerde genellikle binlerce sayıya varan izleyiciler topladığı turlara çıkmıştı.

1930’larda esas uğraşını performanstan, son dönemde geliştirdiği ‘lumia kutusu’na (televizyona benzeyen ama otomatik piyano gibi çalışan bir cihaza) uygun kompozisyona geçirdi. Lumia’nın ağır ağır değişen ışık kümeleri tekrarlanmaksızın haftalarca seyrediliyordu.

Performanstan gösterime bu şekilde geçmesi, Wilfred’in çalışmalarını müzik alanından sanat alanına doğru yeni bir bağlama oturttu. 1942’de New York’taki the Museum of Modern Art, Wilfred’in 1952 yılı sergisi olan "15 Americans"da yer alan "Vertical Sequence 137"yi Jackson Pollock ve Mark Rothko’nun eserleriyle birlikte satın aldı.

Uzun bir metal kabine yerleştirilmiş ışıklı bir organ olan Lumia Suite’i, Opus 161’i yarattığı sıralarda, 1960’ların ortalarında New York’taki the Museum of Modern Art’taki sinema salonunun yakınında sürekli olarak görülebilirdi.

Img_0379.jpg[1]

Opus 161, "Untitled," 1965/66

A freeze-frame image captured a minute after image to the left.
Composition duration: 22 months
125 x 79 cm.
View the Opus 161 album.

http://www.lumia-wilfred.org/content/intro.html

[1] Michael Rogers, "The Astronomer Who Found the Light" CalTech News 39:3 (2005)

Groups audience: 
- Private group -